2 Nisan 2011 Cumartesi

ÇAKAL LİMANI

İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında bulunan Çakal Limanı, Karadeniz’e çıkış öncesindeki en son koydur. Anadolu Feneri’nin yükseldiği tepenin gölgesinde kalan koy, sarp kaya duvarları tarafından kuşatılmıştır. Koyun dar sahil şeridinde sıralanan irili ufaklı kayıkhanelerin ahşap duvarları, sırtlarını yasladıkları kayalıklarla bir olmak istercesine koyulaşmış, hatta kimi yerde kararmıştır. Her daim birkaç balıkçı görebileceğiniz Çakal Limanı, uygun havayı yakalamanız halinde, İstanbul’da keyifli kıyı dalışları yapmaya uygun, ulaşımı kolay bir dalış noktasıdır.

Çakal Limanı’na Beykoz – Anadolu Kavağı güzergâhından ya da Kavacık Tüneli – Anadolu Kavağı güzergâhından ulaşabilirsiniz. Hangi yoldan gelirseniz gelin, Anadolu Feneri – Polonezköy yol ayrımından Anadolu Feneri istikametinde devam etmeniz gerekiyor. Zaten yol ayrımından sonra Çakal Limanı’na giden başka yol yok. Fenere gelmeden önce sola sapıldığında, oldukça dar bir yokuştan koya iniliyor. Dikkatli olmanızı öneririm, çünkü yokuşun sonu deniz!

Koyu çevreleyen kayalıklar denizde de devam ediyor. Çakal Limanı’nda dip yapısı kıyıdan koyun ağzına kadar kayalık ve parça taşlıktır. Bu nedenle paletlerinizi, en azından göğüs hizasına kadar suya girdikten sonra giymeniz, ilk birkaç metrede daha dengeli ilerlemenize yardımcı olacaktır. Kuzey rüzgârları koy içinde sert dalgaya neden olur. Özellikle kuzeybatıdan esen karayelde koyda dalış yapmayı denerseniz, sakatlanmaya davetiye çıkarmış olursunuz. Dalgalar, sırtınızdaki onca yükle sizi bir sapan taşı gibi kıyıya fırlatabilir. Bu nedenle ya rüzgârsız havalarda ya da güney rüzgârlarında koyda dalış yapın. Ancak, koyu çevreleyen tepelerin arasında kalan boşluklar nedeniyle, güney rüzgârları açıkta etkili olabiliyor. Doğu – güneydoğu istikametinde esen rüzgâr altında dalış yapıyorsanız fazla açıktan çıkmamaya gayret edin. Aksi halde açığa sürüklenmeniz işten değil.

Dalışınızın ilk metrelerinden başlayarak, hem Karadeniz’den hem de Marmara’dan canlılarla harmanlanmış sade bir deniz yaşamı görebilirsiniz. Özellikle Eylül – Kasım döneminde kalabalık sürüler oluşturan gümüş balıkları, koyda ağ atan balıkçıların başlıca avları arasında. Bu nedenle, sonbahar dalışları sırasında ağlardan uzak durmaya özen gösterin. Bu uyarı hem kişisel emniyetiniz, hem de balıkçılarla papaz olmamanız için...

Kıyıdan açığa kadar hafif bir meyille derinleşen koyda pusula kullanmayı ihmal etmeyin. Koy ağzında derinlik 10 ila 11 metre arasında değişiyor ve bu noktaya kadar kayalık ve parça taşlık olarak ilerleyen kıyı burada yerini aniden kumluğa bırakıyor. Kumluğa ulaştığınızda hemen hemen koydan çıkmış ve boğaz kanalının kenarına ulaşmış olursunuz. Hiçbir kerteriz noktasınının bulunmadığı kumluktan koyun içine güvenle dönmek için, daha kıyıdayken pusula nişanını ayarlamayı ihmal etmeyin. Bu arada kumlukta dolaşırken gözünüzü dört açın! Her an kalkan veya vatoz balığı görebilirsiniz.

Kayalıktan kumluğa geçiş sırasında pusulanız biraz sapabilir; ancak endişelenecek bir durum yok. Pusulanızdaki sapmaya, dipte metal yılanlar gibi kıvrılmış duran paslı çelik halatlar neden olur. Bir zamanlar boğaza denizaltıların girmesini önlemek için gerilen çelik telden ağların kalıntılarından kaynaklanan manyetik sapma pusulanızı bir an için şaşırtabilir. Karaya çıktığınızda koyun kuzey kıyısında, ağın Anadolu yakasındaki gergi istasyonunu ve burayı korumak için yapılmış makineli tüfek yuvalarını görebilirsiniz. Su üstünde ve su altında görülebilen kalıntılar koydaki dalışınızı daha da ilginç kılar.

Yokuşun sonundan sola baktığınızda görülen kayalıklara sırtınızı verip açığa doğru ilerlerseniz, kuzey kıyısındaki çelik halat yığınının bir benzeriyle, hemen hemen 10 m derinlikte karşılaşabilirsiniz. Denizin sakin, suyun berrak olduğu günlerde geniş açı fotoğrafçılığı için ilginç pozlar yaratan sualtı hurdalığı, makro meraklılarına çok fazla şey vaadetmiyor. Ancak ille de yakın plan fotoğraf diyenlerdenseniz, koyun içinde sıkça karşılaşabileceğiniz ördek balığı, çeşitli kayabalıkları ya da çalı karidesleri, geçmişin kalıntıları üzerinde güzel kareler hazırlamış olabilirler. Arayıp bulmak size kalmış.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme