Türkiye’nin güneybatı köşesinde, Teke Yarımadası’nın
açıklarında karadakiler kadar görkemli zirveler yükselir. Bunları göremezsiniz;
çünkü deniz yüzeyinden yüzlerce metre derindedir bu yüce dağlar. Duru maviden
koyu karanlığa dönüşen Akdeniz’in kuşattığı Finike (Anaksimander) denizaltı
dağlarında hayat uçlarda yaşanır.
Yüksek basınç, soğuk su, yer yer gaz çıkışları, deniz
tabanını şekilden şekile sokan depremler ve yüzeydeki berekete kıyasla daha
sınırlı kaynaklar…
Gezegenin en zorlayıcı yaşam koşullarına rağmen, derindeki
zirveler beklenmedik bir zenginlikle doludur.
1800’lerin ortasında Ege Denizi’nin derin sularında HMS Beacon gemisiyle araştırmalar yapan
İngiliz doğa bilimci Edward Forbes, tüm çabalara rağmen yok denecek kadar az
canlı örneklediği derin deniz bölgesini yaşamdan yoksun bir çöl olarak tarif
etti. Vardığı sonuçlar temelinde kurguladığı “azoik - hayvandan yoksun”
teorisi, sonraki yıllarda Ege ve Akdeniz’de derin bölgelere bakışın temelini
oluşturdu.
Forbes’un örnek almayı denediği azami derinlik (yaklaşık 550
m) günümüzde derin deniz araştırmalarının ulaştığı kapasiteye göre oldukça
sınırlı kalıyor. Mariana çukurunun zeminine inebilen insan sayısı bir elin
parmaklarını geçmese de, birkaç bin metre derinlikte araştırma yapmak, hatta
adrenaline susamış çılgın turistleri derin karanlığa indirmek artık normal
kabul ediliyor.
Bugünün normalini Forbes en çılgın düşünde bile göremezdi.
Sahip olduğumuz teknoloji sayesinde keşfettiğimiz derin deniz yaşamı, Forbes’un
hayallerinin çok ötesinde. Azoik varsayım, bir zamanlar derin denize bakışı
yansıtan bir anı olarak kaldı.
Derin denizler yaşam dolu ve kum kaplanı köpekbalığı (Odontaspis ferox) bunlardan sadece
birisi.
Yok denecek kadar az
Kum kaplanı köpekbalığı, derin Akdeniz’de ve Ege’de
yaşadığını bildiğimiz, ancak kendisini kolay kolay göstermeyen bir tepe
yırtıcı. O kadar nadir rastlanır ki, okyanuslardaki dağılım haritası, uzak
aralıklarla serpiştirilmiş seyrek noktalardan daha kalabalık değildir.
Büyük beyaz (Carcharodon
carcharias) ve mako (Isurus
oxyrinchus) gibi büyük pelajik tepe yırtıcıların uzaktan akrabası olan kum
kaplanı köpekbalığı, Odontaspididae ailesine mensuptur. Büyük beyaz ve mako ile
uzak akrabalığı, aynı takımda (Lamniformes) yer almalarından kaynaklanıyor.
Okyanuslarda geniş bir dağılım alanına sahip olan kum
kaplanı köpekbalığının Akdeniz kayıtları izole bulunurluklar şeklindedir.
Yüzeyden 1015 m derine kadar olan suları tercih eden türün yaşam alanı,
özellikle derin sularla çevrilmiş adaların batiyal yamaçları ve denizaltı
dağları tarafından belirleniyor. Bu yapılar, kum kaplanına dağın derin
bölgelerinde güvenli sığınaklar ve yüzeye yakın, görece daha bol av
bulabileceği alanlar sunuyor.
Zaten söz konusu derin zirvelerin, özellikle açık okyanuslarda
dip trolü ve dip paraketası kullanan balıkçılar için cazibe merkezi olması, son
yıllarda keşfedilen bu bereketin göstergesi. Derin zirveler adeta bir bal
kutusu gibi avcıları kendisine çekiyor.
Kayıtlar artsa da
nadirlik değişmiyor
Odontaspis ferox’un
dünya genelindeki dağılımını inceleyen bir makalede, türün Akdeniz’den
1964-2008 döneminde toplam 14 kaydı verilir. Bu kayıtlar, türün nadirliğini ve
izole doğasını vurguluyor.
İlerleyen yıllarda farklı araştırıcılar, türün Akdeniz’deki
hem genel hem de bölgesel dağılımını inceledi ve kayıt sayısında artış
gözlendi. Ancak temkinli olmak gerek; çünkü kum kaplanı kelimenin tam anlamıyla
yavaş üreyen ve düşük popülasyon artışına sahip bir türdür. Birkaç yıllık
gebeliğin ardından en fazla iki yavru doğurur ve anne karnındaki yavrular,
hayatta kalan en güçlü yavru dışındaki kardeşlerini birer birer yiyor.
Dolayısıyla son yıllarda kayıt sayısındaki artış, gerçek bir
popülasyon artışını değil, bilgiye ulaşma teknolojilerindeki gelişmeler
sayesinde gözlemlerin artmasını yansıtıyor. Bu durum sahte bir bolluk algısı
yaratıyor.
Ege Denizi’ndeki
yoğunlaşma
Güncel rakamlar, Akdeniz havzasında doğrulanmış kum kaplanı
köpekbalığı sayısının 46 olduğunu gösteriyor. Bu sayının neredeyse yarısı son
10 yılda kaydedilmiş. Öne çıkan bir başka ayrıntı ise kayıtların Ege Denizi’nde
yoğunlaşması.
Akdeniz’de kaydedilen Odontaspis
ferox bireylerinin koordinatları haritaya işlendiğinde (Kernel yoğunluk
dağılımı analizi) Ege adalarının çevresinde belirgin bir yoğunluk dağılımı ortaya
çıkıyor. Kum kaplanı, Tunus’tan Lübnan’a kadar uzanan orta ve kuzeydoğu Akdeniz
havzasında geniş bir yayılım gösterse de, Ege’deki yoğunlaşma tesadüf değil.
Türün derinlik dağılımı, derin sularla çevrili ada yamaçları ve denizaltı
dağlarından etkileniyor; Ege ve Finike denizaltı dağları bölgesi, türün
yaşaması için uygun bir dip yapısı sunuyor.
Derin zirvelerdeki gezintisini bitirdiğinde, yamaçtan
süzülen kum kaplanı, Finike havzasından Rodos’a, Kıbrıs’a ve daha öteye hareket
ediyor olabilir. Ancak henüz uydu takip cihazı ile izlenmediği için derin
sulardaki hareketleri hakkında net bir bilgimiz yok.
Derin sularda trol balıkçılığı yasak olduğu için, kum
kaplanı köpekbalığı bu bölgelerde görece güvenli bir sığınak bulabiliyor. Fakat
kıta sahanlığının sığlıklarına kadar yükselen bireyler, zaman zaman yan av
olarak yakalanabiliyor.
Yasanın ötesinde algı
değişikliği gerekiyor
Odontaspis ferox,
Türkiye’de koruma altında olan köpekbalığı türlerinden biri. Yasal çerçeve
çizilmiş olsa da, uluslararası işbirliği ve farkındalık şart. Sessiz gölge
sınır tanımıyor; bugün burada, yarın orada ve belki daha sonra başka bir
bölgede karşımıza çıkabilir.
Akdeniz’deki dağılımı incelendiğinde, tür özellikle Ege
Denizi’nden Lübnan’a uzanan orta ve kuzeydoğu havzada yoğunlaşıyor. Bu bölge,
kum kaplanı köpekbalığı için net bir “sıcak bölge / hot spot” oluşturuyor ve
türün yaşamsal faaliyetleri, beslenme ve üreme için kritik öneme sahip.
Uluslararası işbirliği, böyle sıcak bölgelerde korunma stratejilerinin geliştirilmesini
zorunlu kılıyor.
Kaynak makale:
KABASAKAL, H. (2026):
Distribution of Odontaspis ferox
in the Mediterranean Sea: Insights from spatial and temporal analyses. ANNALES · Ser. hist. nat., 36, 87-98.
https://www.researchgate.net/publication/408194779_127-Annales-SHN-36-2026-1-Odontaspis-ferox


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder