Gün ağarmadan denize çıkmışlardı. Voli ağıyla sardalye
peşindeydiler ve akış halinde hangi balık sürüsüne rastlarlarsa onu
çevireceklerdi. Deniz sakindi, hava açık, her şey sıradan bir av gününü işaret
ediyordu.
Ancak günün avı hiç umdukları gibi olmadı.
Ağ ağırlaştı. Önce dipte sürüklenen bir kaya sandılar. Sonra
ağın içinde dönen gölgeyi fark ettiler. Yüzeye doğru yaklaşan o dev siluet,
sardalye sürüsünden çok daha farklıydı.
Ağdaki devin karşılığı yüzlerce kasa balığa bedeldi.
Ama bu kez mesele kazanç değildi.
Çünkü ağlarına takılan şey, Akdeniz’in en zarif devlerinden
biriydi: büyük camgöz—Cetorhinus maximus.
Okyanusların ikinci en büyük balığı. Balina köpekbalığından (Rhincodon typus) sonra gelen bu dev,
çoğu zaman sessiz, görünmez ve insanlardan uzak bir yaşam sürer.
Ve şimdi, kıyıya sadece birkaç yüz metre mesafede, bir
balıkçı ağının içinde çırpınıyordu.
Dev Ama Tehlikesiz:
Yanlış Anlaşılan Bir Köpekbalığı
Büyük camgöz ilk bakışta ürkütücüdür.
Devasa gövdesi, geniş ağzı ve ağır hareketleriyle, onu
tanımayan biri için tehditkâr görünebilir. Oysa gerçek çok farklıdır.
Bu dev, bir avcı değil; bir süzgeçtir.
Büyük camgöz, planktonla beslenir. Suyun içindeki
mikroskobik canlıları süzerek hayatta kalır. Açık ağzıyla yüzerken aslında bir
av kovalamaz; sadece suyu filtre eder. Saatte tonlarca suyu süzebilir. Dişleri
küçüktür, işlevsizdir. İnsanlar için hiçbir tehlike oluşturmaz. Bu nedenle
birçok araştırmacı onu “denizin en kibar devi” olarak tanımlar.
Ancak garip olan şudur:
Tehlikeli olmayan bu dev, insan faaliyetleri karşısında son
derece savunmasızdır.
Görünmeyen Bir Tür:
Doğu Akdeniz’de Nadirlik
Büyük camgöz, dünya genelinde geniş bir dağılıma sahip olsa
da her yerde eşit yoğunlukta görülmez. Doğu Akdeniz, onun için bir sınır
hattıdır.
Araştırmalar, Türkiye sularını da kapsayan Doğu Akdeniz’de
bu türün oldukça nadir olduğunu gösteriyor. On yıllara yayılan kayıtlarda
yalnızca sınırlı sayıda gözlem bulunması , bu nadirliğin en somut göstergesi. Bu
durumun birkaç nedeni olabilir:
- Besin (zooplankton) yoğunluğunun sınırlı olması
- Deniz sıcaklıklarının tür için sınırda olması
- Uygun habitatların parçalanmış yapısı
Ancak bu nadirlik, yokluk anlamına gelmez.
Tam tersine, büyük camgöz Doğu Akdeniz’de seyrek ama düzenli
bir varlık gösterir.
Mevsimlerin Peşinde:
Görünmez Bir Göç
Büyük camgöz sabit bir tür değildir. Onun hayatı, planktonun
ritmine bağlıdır!
İlkbahar ve yaz aylarında, zooplankton üretiminin arttığı
dönemlerde yüzeye yakın sularda daha sık görülür. Bu dönemlerde kıyıya
yaklaşması, balıkçılarla karşılaşma ihtimalini de artırır. Kış aylarında ise
daha derin sulara çekilir.
Bu hareket, klasik bir göçten ziyade “dikey ve bölgesel
dolaşım” olarak tanımlanır. Bu yüzden büyük camgöz bazen yıllarca görünmez.
Ve sonra bir gün, ansızın ortaya çıkar.
Kıyıya Yakın Tehlike:
Ağlarla Kesişen Yollar
Büyük camgözün en büyük talihsizliği, yaşam alanıyla insan
faaliyetlerinin çakışmasıdır.
Kıyıya yaklaşmak onun için bir beslenme stratejisidir—ama
aynı zamanda bir risktir.
Özellikle:
- Uzatma ağları
- Paragatlar
- Sabit kıyı ağları
bu tür için ciddi tehdit oluşturur.
Yavaş hareket etmesi ve büyük boyutu, ağa takıldığında
kaçmasını zorlaştırır. Çoğu zaman balıkçılar tarafından hedeflenmez; ancak yan
av (bycatch) olarak yakalanır.
Ve bu karşılaşma, çoğu zaman ölümle sonuçlanır.
Nadir Ama Kırılgan:
Popülasyon Dinamikleri
Büyük camgözün yaşam stratejisi, onu doğal olarak hassas
kılar.
- Yavaş büyür
- Geç olgunlaşır
- Az sayıda yavru verir
Bu özellikler, popülasyonun toparlanmasını zorlaştırır. Yani
bir bireyin kaybı, sadece bir kayıp değildir—gelecekdeki nüfusun da eksilmesidir.
Bu nedenle, nadir görülen her birey aslında kritik bir öneme sahiptir.
Akdeniz Isınırken:
Yeni Bir Dev Mi Sahneye Çıkıyor?
Akdeniz değişiyor.
Ve bu değişim, sadece sıcaklıkla sınırlı değil.
Son yıllarda, okyanusların en büyük balığı olan balina
köpekbalığının (Rhincodon typus)
Akdeniz’de görülmeye başlandığı doğrulandı. Bu dev, tropikal ve subtropikal
suları tercih eder.
Ancak Akdeniz artık eskisi kadar “ılıman” değil.
Giderek tropikalleşen bir denizde, türlerin dağılımı da
değişiyor.
Burada kritik bir soru ortaya çıkıyor:
Gelecekte Akdeniz’in devleri yer değiştirebilir mi?
Eğer ısınma devam ederse:
Serin suları seven büyük camgöz geri çekilebilir. Tropikal bölge düşkünü balina köpekbalığı daha yaygın hale gelebilir
Bu senaryoda, balina köpekbalığı daha sık görülürken, büyük
camgöz daha da nadirleşebilir.
Henüz bu bir öngörü. Ama güçlü bir bilimsel olasılık.
Koruma Var… Ama Yeterli
mi?
Büyük camgöz bugün birçok bölgede koruma altında. Türkiye’de
de bu türün avlanması yasak. Ancak gerçek şu ki:
Yasa, tek başına yeterli değil.
Çünkü:
Yan av devam ediyor. Her yakalanan birey raporlanmıyor. Farkındalık hâlâ sınırlı
Koruma, sadece kağıt üzerinde değil, sahada da uygulanmak
zorunda.
Denizde Değişen Bir
Hikâye: Balıkçılar Ne Diyor?
Son yıllarda umut verici bir değişim yaşanıyor.
Balıkçılar artık bu devleri daha farklı görüyor.
Eskiden ekonomik bir fırsat ya da “istenmeyen bir yük”
olarak değerlendirilen büyük camgözler, bugün giderek daha fazla balıkçı
tarafından denize geri bırakılıyor.
Bu değişimin arkasında:
Artan farkındalık, bilim insanlarının çalışmaları ve medyanın etkisi var.
Her salınan birey, türün geleceği için bir şans demek.
Sessiz Devin Geleceği
Büyük camgöz, bağırmaz. Saldırmaz. Görünmez. Ama onun hikâyesi çok şey anlatır.
Denizlerin nasıl değiştiğini…
İnsan etkisinin ne kadar derin olduğunu…
Ve doğanın ne kadar hassas dengeler üzerinde durduğunu…
Bu devin kaderi, aslında bizim seçimlerimizin bir
yansımasıdır.
Son Söz: Kibar Bir
Devin Hatırlattıkları
Bir sabah, bir balıkçı ağına takılan dev bir gölge…
Bu sadece bir tesadüf değil. Bu, denizle kurduğumuz ilişkinin bir aynası.
Eğer bu devleri koruyabilirsek, sadece bir türü değil, bir
ekosistemi korumuş oluruz.
Ve belki bir gün, o balıkçılar yine denize açıldığında…
Ağlarına bir dev takılır.
Ama bu kez, onu serbest bırakmak bir refleks değil, bir
bilinç olur.
Kaynak makaleler:
Bu yazı, Annaler Series Historia Naturalis dergisinde
yayımlanan “On the capture of a large basking shark Cetorhinus maximus (Chondrichthyes: Cetorhinidae) in the Bay of
Edremit (north-eastern Aegean Sea)” ve “Rare but present: status of basking
shark, Cetorhinus maximus (Gunnerus,
1765) in eastern Mediterranean” başlıklı bilimsel makalelerin bulgularına
dayanarak hazırlanmış popüler bilim uyarlamasıdır. Kaynak makalelere aşağıdaki linklerden
erişebilirsiniz:
Kabasakal, H. (2009):
On the capture of a large basking shark Cetorhinus
maximus (Chondrichthyes: Cetorhinidae) in the Bay of Edremit (north-eastern
Aegean Sea). ANNALES – Ser. hist. nat., 19: 11-16. https://zdjp.si/wp-content/uploads/2015/12/annales-naturalis-2009-1_Habasakal.pdf













