Önceki yazılarda
(Derin
Marmara Köpekbalıklarının Ölüm Bölgesi (Mi?), Boğulan
Bir Denizde Hayata Doğmak, Derin
Direniş: Bozcamgöz Baskıya Dayanabilir Mi?) derin Marmara’da süregelen
oksijensizleşmenin köpekbalıkları ve akraba türler üzerindeki olumsuz
etkilerini enine boyuna anlatmıştım. Kıta sahanlığının derinlerinde ve kıta
yamacı başlangıcında hâlâ bu hassas türlere rastlayabilsek de, derinlik
aralıklarının üst sınıra doğru zorlandığı gün gibi ortada. Sığ sulara doğru bu
zorunlu yer değiştirme sürpriz karşılaşmalara yol açıyor. Sürü halinde yakalanan
çivili köpekbalıkları Echinorhinus brucus
bu sürprizlerin en beklenmeyeniydi; zira dünyanın başka hiçbir yerinde bugüne
kadar sürü hâlinde gözlenmemişlerdi.
Marmara Denizi, yüzeyden 1390 metre derinliğe uzanan
katmanlı bir dünyadır. Tuzluluk, sıcaklık ve çözünmüş oksijen profilleri adeta
bir ekolojik yapboz oluşturur. Ne var ki insan etkisi ve iklim değişiklikleri,
bu hassas dengeyi bozuyor. Özellikle Centrophorus
uyato ve Echinorhinus brucus,
daralan dikey yaşam alanları ve oksijensizleşme karşısında yeni stratejiler
geliştirmek zorunda kalıyor.
Marmara Denizi’nde
Dikey Yaşam Alanı Daralması
Marmara’nın derin bölgelerinde oksijen hızla azalıyor; bu,
hem bentik hem pelajik türlerin yaşam alanını kısıtlıyor. Centrophorus uyato, normalde yüzeyden 200–800 metre derinlik
aralığında yaşarken, oksijensiz bölgelerden kaçmak için sığ sulara doğru
kayıyor. Echinorhinus brucus ise
artık yalnızca derin batiyal alanlarda değil, 150 metre gibi sığ derinliklerde
sürü hâlinde gözleniyor. Bu, türlerin alışkın olmadığı avlanma ve barınma koşullarına
zorunlu uyum sağladığını gösteriyor.
Dikey daralma sadece mekânsal dağılımı değiştirmekle
kalmıyor; beslenme, üreme ve göç dinamiklerini de etkiliyor. Marmara’nın alt
sularında yoğunlaşan bu baskı, türleri kıta sahanlığının daha sığ bölgelerine sürüyor
ve bu durum hem türler hem de balıkçılık açısından beklenmedik karşılaşmalara
yol açıyor.
Çivili
Köpekbalıkları: Sürpriz Sürüler
Echinorhinus brucus,
çoğunlukla yalnız yaşayan bir türdür. Marmara’da sürü hâlinde yakalanması,
oksijen yetersizliğine ve yaşam alanı daralmasına adaptasyon gösterdiğinin bir kanıtı olarak kabul edilebilir. Bu sürü
davranışı, hem avlanma hem korunma stratejilerini yeniden şekillendiriyor.
Marmara’nın sığ bölgelerinde ortaya çıkan bu sürprizler, ekosistemin
hassasiyetini ve insan etkisinin görünür sonuçlarını gözler önüne seriyor.
Özellikle 21 Ağustos 2021’de MD18 istasyonunda yakalanan 17
bireylik sürü, toplam 445 kg ağırlığındaydı ve birlikte avlanırken
yakalandılar. Bu durum, çivili köpekbalıklarının daima tek başına değil, zaman
zaman grup hâlinde hareket edebileceğini gösteriyor. Ayrıca, bu sürünün
birlikte yakalanması, Marmara’daki derin oksijensizleşmenin bir sonucu olarak
sığ sulara kayma davranışına işaret ediyor.
Centrophorus uyato: 30 Yıl Aradan Sonra Marmara’da
2 Ekim 2019’da MD18 istasyonunda yakalanan bir Centrophorus uyato dişisi, Marmara’da
türün gözlemlenmesinin üzerinden 30 yıl geçtikten sonra kaydedildi. 82 cm
uzunluğunda olan bu birey, sığ sulara doğru zorunlu kaymanın bir başka
göstergesiydi. Önceki kayıtlar (1989–1991) 150–270 m arasında gerçekleşmişti;
günümüzde aynı tür, oksijen azlığı nedeniyle derinlik aralığını üst sınırına
kadar zorlamak durumunda kalıyor.
Bu türler, Marmara’da sığ sulara çekildikçe, hem kendi yaşam
döngülerini hem de ekosistem dengelerini değiştiriyor. Bu durum, özellikle derin
deniz köpekbalıklarının korunması ve yönetimi açısından kritik öneme sahip.
Marmara Denizi’nin
Derin Anoksik Alanları
Marmara Denizi’nin derinliklerinde oksijen adeta bir lüks.
Özellikle 200 metre ve altı derinliklerde çözünmüş oksijen miktarı kritik
seviyelere düşüyor. MD18 istasyonunda yapılan ölçümler, bu gerçekliği çarpıcı
bir şekilde ortaya koyuyor: 122 metre derinlikte çözünmüş oksijen yalnızca 1.39
mg/L seviyesindeydi, yani hipoksi sınırının (<2 mg/L) altında. Bu durum,
Marmara’nın derin çukurlarında yaşamı neredeyse sınırlandırıyor.
Oksijensizleşme, özellikle kıta sahanlığı ile derin çukurlar
arasındaki geçiş alanlarını etkiliyor. Çınarcık Çukuru ve benzeri derin
bölgelerde anoksik koşullar hızla gelişiyor; bu da Centrophorus uyato ve Echinorhinus
brucus gibi hassas türleri sığ sulara doğru itiyor. Derin sulardaki yaşam
alanı daralırken, bu köpekbalıkları kendi alışık oldukları derin habitatların
üst sınırına doğru sıkışıyor.
Araştırmalar, Echinorhinus
brucus’un daha önce seyrek ve tek başına gözlemlendiğini gösteriyor. Ancak
2021 yılında yakalanan 17 bireylik sürü, türün oksijen yetersizliği karşısında
toplu davranabileceğinin kanıtı oldu. Bu sürü davranışı, Marmara’daki derin
oksijensizleşmenin doğrudan bir sonucu gibi görünüyor. Sığ sulara zorunlu göç,
türlerin hem beslenme hem de barınma alışkanlıklarını değiştiriyor.
Sığ Sulara Zorunlu
Göç ve Ekosistem Etkisi
Normalde Centrophorus
uyato ve Echinorhinus brucus,
200–800 metre arasındaki derinliklerde yaşamayı tercih ediyor. Hatta çivili
köpekbalığının dünya derinlik rekoru da Marmara’da kırıldı. 2000 yılında
Tekirdağ çukurunda 1214 m derindeki gözlem dünya literatürüne girdi (Derin
Marmara Köpekbalıklarının Ölüm Bölgesi (Mi?)). Bu derinlikler, türlerin
avlanma, üreme ve barınma davranışlarını güvenli bir şekilde sürdürebileceği
alanlar. Ancak Marmara’nın derin çukurlarındaki çözünmüş oksijenin düşmesi,
onları sığ sulara doğru itiyor.
Sığ sularda, köpekbalıkları alışık olmadıkları türlerle
karşılaşıyor. Bu durum hem sürpriz avlanma fırsatlarına hem de stres ve rekabet
artışına yol açıyor. Örneğin, 21 Ağustos 2021’de yakalanan Echinorhinus brucus sürüsü, birlikte 700 kg’lık hamsi ve istavrit
sürüsü ile aynı anda yakalandı. Bu, çivili köpekbalıklarının beslenme
stratejilerini değiştirdiğini, daha yüzeysel ve kolay erişilebilir avları takip
edebildiklerini akla getiriyor.
Benzer şekilde, Centrophorus
uyato da sığ sulara kaydıkça, normalde derinliklerin güvenli ortamında
avladığı küçük balıkları daha az bulabiliyor ve bu da türlerin hem büyüme hem
de üreme başarılarını etkileyebilir. Dikey yaşam alanı daralması, yalnızca
mekânsal bir sorun değil; aynı zamanda ekosistem içindeki enerji akışını ve
türler arası etkileşimleri de yeniden şekillendiriyor.
Sürü Davranışı:
Çivili Köpekbalıkları
Dünyada nadiren yalnız gözlemlenen Echinorhinus brucus, Marmara’da sürü hâlinde gözlendi. Bu durum,
derin deniz köpekbalıklarının yalnızlık mitini çürütebilir. Derin sularda
genellikle yalnız avlanan türler, oksijen yetersizliği ve habitat daralması
karşısında bir araya gelerek sürü oluşturabiliyor.
Sürü davranışı, avlanma verimliliğini artırabilir ve türleri
sığ sulardaki stresli koşullara karşı koruyabilir. Ancak bu aynı zamanda sığ
sularda balıkçılık baskısına daha açık hâle gelmelerine de yol açıyor.
Marmara’da bu sürülerin yakalanması, hem türün davranış esnekliğini hem de
ekosistemin kırılganlığını gözler önüne seriyor.
Centrophorus uyato: Küçük Ama Kritik Bir Tür
Centrophorus uyato,
küçük boyutuna rağmen ekosistem için kritik bir tür. Derin suların hipoksik
bölgelerinden sığ sulara kayması, türün beslenme ve üreme döngüsünü ciddi
şekilde etkiliyor. 2 Ekim 2019’da yakalanan 82 cm’lik dişi, Marmara’da türün 30
yıl aradan sonra yeniden gözlemlenmesinin sembolü oldu. Bu birey, hem
Marmara’da hem de tüm Akdeniz’de türün geleceğini anlamak için değerli bir
örnek teşkil ediyor.
Geçmişte Centrophorus
uyato 150–270 metre derinliklerde gözlemlenmişti. Ancak günümüzde sığ
sulara doğru kayması, Marmara’daki derin habitatların oksijensizleşme tehdidine
açık olduğunu gösteriyor. Bu durum, hem bilim insanları hem de deniz yönetimi
için önemli bir uyarı niteliğinde.
Marmara Denizi’nin
Oksijensizleşmesi: İnsan Etkisi ve İklim Faktörleri
Marmara Denizi’nde anoksik alanlar yalnızca doğal
süreçlerden kaynaklanmıyor. Endüstriyel ve kentsel atıklar, özellikle İstanbul
Boğazı ve çevresindeki yoğun nüfus, derin sulara taşınan besin yükünü
artırıyor. Bu besin yükü, oksijen tüketimini hızlandırarak anoksik bölgelerin
genişlemesine yol açıyor.
İklim değişikliği ise deniz suyu sıcaklığını ve katmanlılık
yapısını değiştirerek çözünmüş oksijen dağılımını etkiliyor. Bu iki faktör bir
araya geldiğinde, Marmara’nın derin ekosistemi üzerindeki baskı dramatik hâle
geliyor. Derin su köpekbalıkları, bu baskı sonucu sığ sulara zorunlu göç ediyor
ve ekosistemde alışılmadık karşılaşmalar meydana geliyor.
Ekosistemdeki
Zincirleme Etkiler
Sığ sulara zorunlu göç eden derin deniz köpekbalıkları,
ekosistemde bir dizi zincirleme etki yaratıyor:
Av-Tüketim Baskısı: Sığ alanlarda avlanma, küçük balık ve
bentik türler üzerinde baskı oluşturuyor. Bu durum, besin zincirinde
dengesizliklere yol açabilir.
Yırtıcı Rekabeti: Sığ sularda var olan diğer yırtıcılarla
karşılaşmalar artıyor. Bu, türler arası rekabeti ve stres seviyesini
yükseltiyor.
Üreme Alanı Değişimi: Derinlik daralması, üreme alanlarının
da sığ bölgelere kaymasına neden oluyor. Bu, hem yavru hayatta kalma oranlarını
hem de türlerin uzun vadeli popülasyon dinamiklerini etkileyebilir.
Bu zincirleme etkiler, Marmara’nın ekosistemini daha kırılgan hâle getiriyor. Küçük değişimler, derin deniz köpekbalıkları gibi hassas türler üzerinde büyük sonuçlar doğuruyor.
Derin Marmara’dan
Çıkarılan Dersler
Marmara Denizi, küçük bir deniz gibi görünse de derin
ekosistemiyle büyük dersler veriyor. Centrophorus
uyato ve Echinorhinus brucus,
insan etkisi ve iklim değişikliğinin derin deniz türleri üzerindeki sonuçlarını
somut bir şekilde gösteriyor. Oksijensizleşme, dikey yaşam alanı daralması ve
sığ sulara göç, sadece türlerin değil tüm ekosistemin kırılganlığını ortaya
koyuyor.
Bu köpekbalıkları, Marmara’da yaşamaya devam ettikçe,
bizlere hem doğanın esnekliğini hem de hassasiyetini hatırlatıyor. Onları
izlemek, korumak ve anlamak, sadece bilimsel bir görev değil; ekosistemin
sağlığını korumanın ve gelecek nesillere aktarılacak denizleri sürdürmenin de
yolu.
Kaynak makale:
Bu yazı, Annaler Series Historia Naturalis dergisinde
yayımlanan “Occurrence of deep-sea Squaliform sharks, Echinorhinus brucus (Echinorhinidae) and Centrophorus uyato (Centrophoridae), in Marmara shelf waters”
başlıklı bilimsel makalenin bulgularına dayanarak hazırlanmış popüler bilim
uyarlamasıdır. Kaynak makaleye aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:
Kabasakal, H., Uzer, U.
& Karakulak, F.S. (2023): Occurrence of deep-sea Squaliform sharks, Echinorhinus brucus (Echinorhinidae) and
Centrophorus uyato (Centrophoridae),
in Marmara shelf waters. ANNALES · Ser.
hist. nat., 33, 27-36.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder