24 Mart 2026 Salı

BEKLENMEYEN SÜRPRİZLER: DERİN MARMARA’YA DİKKAT!

 


Önceki yazılarda (Derin Marmara Köpekbalıklarının Ölüm Bölgesi (Mi?), Boğulan Bir Denizde Hayata Doğmak, Derin Direniş: Bozcamgöz Baskıya Dayanabilir Mi?) derin Marmara’da süregelen oksijensizleşmenin köpekbalıkları ve akraba türler üzerindeki olumsuz etkilerini enine boyuna anlatmıştım. Kıta sahanlığının derinlerinde ve kıta yamacı başlangıcında hâlâ bu hassas türlere rastlayabilsek de, derinlik aralıklarının üst sınıra doğru zorlandığı gün gibi ortada. Sığ sulara doğru bu zorunlu yer değiştirme sürpriz karşılaşmalara yol açıyor. Sürü halinde yakalanan çivili köpekbalıkları Echinorhinus brucus bu sürprizlerin en beklenmeyeniydi; zira dünyanın başka hiçbir yerinde bugüne kadar sürü hâlinde gözlenmemişlerdi.

Marmara Denizi, yüzeyden 1390 metre derinliğe uzanan katmanlı bir dünyadır. Tuzluluk, sıcaklık ve çözünmüş oksijen profilleri adeta bir ekolojik yapboz oluşturur. Ne var ki insan etkisi ve iklim değişiklikleri, bu hassas dengeyi bozuyor. Özellikle Centrophorus uyato ve Echinorhinus brucus, daralan dikey yaşam alanları ve oksijensizleşme karşısında yeni stratejiler geliştirmek zorunda kalıyor.

Marmara Denizi’nde Dikey Yaşam Alanı Daralması

Marmara’nın derin bölgelerinde oksijen hızla azalıyor; bu, hem bentik hem pelajik türlerin yaşam alanını kısıtlıyor. Centrophorus uyato, normalde yüzeyden 200–800 metre derinlik aralığında yaşarken, oksijensiz bölgelerden kaçmak için sığ sulara doğru kayıyor. Echinorhinus brucus ise artık yalnızca derin batiyal alanlarda değil, 150 metre gibi sığ derinliklerde sürü hâlinde gözleniyor. Bu, türlerin alışkın olmadığı avlanma ve barınma koşullarına zorunlu uyum sağladığını gösteriyor.

Dikey daralma sadece mekânsal dağılımı değiştirmekle kalmıyor; beslenme, üreme ve göç dinamiklerini de etkiliyor. Marmara’nın alt sularında yoğunlaşan bu baskı, türleri kıta sahanlığının daha sığ bölgelerine sürüyor ve bu durum hem türler hem de balıkçılık açısından beklenmedik karşılaşmalara yol açıyor.

Çivili Köpekbalıkları: Sürpriz Sürüler

Echinorhinus brucus, çoğunlukla yalnız yaşayan bir türdür. Marmara’da sürü hâlinde yakalanması, oksijen yetersizliğine ve yaşam alanı daralmasına adaptasyon gösterdiğinin bir  kanıtı olarak kabul edilebilir. Bu sürü davranışı, hem avlanma hem korunma stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Marmara’nın sığ bölgelerinde ortaya çıkan bu sürprizler, ekosistemin hassasiyetini ve insan etkisinin görünür sonuçlarını gözler önüne seriyor.

Özellikle 21 Ağustos 2021’de MD18 istasyonunda yakalanan 17 bireylik sürü, toplam 445 kg ağırlığındaydı ve birlikte avlanırken yakalandılar. Bu durum, çivili köpekbalıklarının daima tek başına değil, zaman zaman grup hâlinde hareket edebileceğini gösteriyor. Ayrıca, bu sürünün birlikte yakalanması, Marmara’daki derin oksijensizleşmenin bir sonucu olarak sığ sulara kayma davranışına işaret ediyor.

Centrophorus uyato: 30 Yıl Aradan Sonra Marmara’da

2 Ekim 2019’da MD18 istasyonunda yakalanan bir Centrophorus uyato dişisi, Marmara’da türün gözlemlenmesinin üzerinden 30 yıl geçtikten sonra kaydedildi. 82 cm uzunluğunda olan bu birey, sığ sulara doğru zorunlu kaymanın bir başka göstergesiydi. Önceki kayıtlar (1989–1991) 150–270 m arasında gerçekleşmişti; günümüzde aynı tür, oksijen azlığı nedeniyle derinlik aralığını üst sınırına kadar zorlamak durumunda kalıyor.

Bu türler, Marmara’da sığ sulara çekildikçe, hem kendi yaşam döngülerini hem de ekosistem dengelerini değiştiriyor. Bu durum, özellikle derin deniz köpekbalıklarının korunması ve yönetimi açısından kritik öneme sahip.

Marmara Denizi’nin Derin Anoksik Alanları

Marmara Denizi’nin derinliklerinde oksijen adeta bir lüks. Özellikle 200 metre ve altı derinliklerde çözünmüş oksijen miktarı kritik seviyelere düşüyor. MD18 istasyonunda yapılan ölçümler, bu gerçekliği çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor: 122 metre derinlikte çözünmüş oksijen yalnızca 1.39 mg/L seviyesindeydi, yani hipoksi sınırının (<2 mg/L) altında. Bu durum, Marmara’nın derin çukurlarında yaşamı neredeyse sınırlandırıyor.

Oksijensizleşme, özellikle kıta sahanlığı ile derin çukurlar arasındaki geçiş alanlarını etkiliyor. Çınarcık Çukuru ve benzeri derin bölgelerde anoksik koşullar hızla gelişiyor; bu da Centrophorus uyato ve Echinorhinus brucus gibi hassas türleri sığ sulara doğru itiyor. Derin sulardaki yaşam alanı daralırken, bu köpekbalıkları kendi alışık oldukları derin habitatların üst sınırına doğru sıkışıyor.

Araştırmalar, Echinorhinus brucus’un daha önce seyrek ve tek başına gözlemlendiğini gösteriyor. Ancak 2021 yılında yakalanan 17 bireylik sürü, türün oksijen yetersizliği karşısında toplu davranabileceğinin kanıtı oldu. Bu sürü davranışı, Marmara’daki derin oksijensizleşmenin doğrudan bir sonucu gibi görünüyor. Sığ sulara zorunlu göç, türlerin hem beslenme hem de barınma alışkanlıklarını değiştiriyor.

Sığ Sulara Zorunlu Göç ve Ekosistem Etkisi

Normalde Centrophorus uyato ve Echinorhinus brucus, 200–800 metre arasındaki derinliklerde yaşamayı tercih ediyor. Hatta çivili köpekbalığının dünya derinlik rekoru da Marmara’da kırıldı. 2000 yılında Tekirdağ çukurunda 1214 m derindeki gözlem dünya literatürüne girdi (Derin Marmara Köpekbalıklarının Ölüm Bölgesi (Mi?)). Bu derinlikler, türlerin avlanma, üreme ve barınma davranışlarını güvenli bir şekilde sürdürebileceği alanlar. Ancak Marmara’nın derin çukurlarındaki çözünmüş oksijenin düşmesi, onları sığ sulara doğru itiyor.

Sığ sularda, köpekbalıkları alışık olmadıkları türlerle karşılaşıyor. Bu durum hem sürpriz avlanma fırsatlarına hem de stres ve rekabet artışına yol açıyor. Örneğin, 21 Ağustos 2021’de yakalanan Echinorhinus brucus sürüsü, birlikte 700 kg’lık hamsi ve istavrit sürüsü ile aynı anda yakalandı. Bu, çivili köpekbalıklarının beslenme stratejilerini değiştirdiğini, daha yüzeysel ve kolay erişilebilir avları takip edebildiklerini akla getiriyor.

Benzer şekilde, Centrophorus uyato da sığ sulara kaydıkça, normalde derinliklerin güvenli ortamında avladığı küçük balıkları daha az bulabiliyor ve bu da türlerin hem büyüme hem de üreme başarılarını etkileyebilir. Dikey yaşam alanı daralması, yalnızca mekânsal bir sorun değil; aynı zamanda ekosistem içindeki enerji akışını ve türler arası etkileşimleri de yeniden şekillendiriyor.

Sürü Davranışı: Çivili Köpekbalıkları

Dünyada nadiren yalnız gözlemlenen Echinorhinus brucus, Marmara’da sürü hâlinde gözlendi. Bu durum, derin deniz köpekbalıklarının yalnızlık mitini çürütebilir. Derin sularda genellikle yalnız avlanan türler, oksijen yetersizliği ve habitat daralması karşısında bir araya gelerek sürü oluşturabiliyor.

Sürü davranışı, avlanma verimliliğini artırabilir ve türleri sığ sulardaki stresli koşullara karşı koruyabilir. Ancak bu aynı zamanda sığ sularda balıkçılık baskısına daha açık hâle gelmelerine de yol açıyor. Marmara’da bu sürülerin yakalanması, hem türün davranış esnekliğini hem de ekosistemin kırılganlığını gözler önüne seriyor.

Centrophorus uyato: Küçük Ama Kritik Bir Tür

Centrophorus uyato, küçük boyutuna rağmen ekosistem için kritik bir tür. Derin suların hipoksik bölgelerinden sığ sulara kayması, türün beslenme ve üreme döngüsünü ciddi şekilde etkiliyor. 2 Ekim 2019’da yakalanan 82 cm’lik dişi, Marmara’da türün 30 yıl aradan sonra yeniden gözlemlenmesinin sembolü oldu. Bu birey, hem Marmara’da hem de tüm Akdeniz’de türün geleceğini anlamak için değerli bir örnek teşkil ediyor.

Geçmişte Centrophorus uyato 150–270 metre derinliklerde gözlemlenmişti. Ancak günümüzde sığ sulara doğru kayması, Marmara’daki derin habitatların oksijensizleşme tehdidine açık olduğunu gösteriyor. Bu durum, hem bilim insanları hem de deniz yönetimi için önemli bir uyarı niteliğinde.

Marmara Denizi’nin Oksijensizleşmesi: İnsan Etkisi ve İklim Faktörleri

Marmara Denizi’nde anoksik alanlar yalnızca doğal süreçlerden kaynaklanmıyor. Endüstriyel ve kentsel atıklar, özellikle İstanbul Boğazı ve çevresindeki yoğun nüfus, derin sulara taşınan besin yükünü artırıyor. Bu besin yükü, oksijen tüketimini hızlandırarak anoksik bölgelerin genişlemesine yol açıyor.

İklim değişikliği ise deniz suyu sıcaklığını ve katmanlılık yapısını değiştirerek çözünmüş oksijen dağılımını etkiliyor. Bu iki faktör bir araya geldiğinde, Marmara’nın derin ekosistemi üzerindeki baskı dramatik hâle geliyor. Derin su köpekbalıkları, bu baskı sonucu sığ sulara zorunlu göç ediyor ve ekosistemde alışılmadık karşılaşmalar meydana geliyor.

Ekosistemdeki Zincirleme Etkiler

Sığ sulara zorunlu göç eden derin deniz köpekbalıkları, ekosistemde bir dizi zincirleme etki yaratıyor:

Av-Tüketim Baskısı: Sığ alanlarda avlanma, küçük balık ve bentik türler üzerinde baskı oluşturuyor. Bu durum, besin zincirinde dengesizliklere yol açabilir.

Yırtıcı Rekabeti: Sığ sularda var olan diğer yırtıcılarla karşılaşmalar artıyor. Bu, türler arası rekabeti ve stres seviyesini yükseltiyor.

Üreme Alanı Değişimi: Derinlik daralması, üreme alanlarının da sığ bölgelere kaymasına neden oluyor. Bu, hem yavru hayatta kalma oranlarını hem de türlerin uzun vadeli popülasyon dinamiklerini etkileyebilir.

Bu zincirleme etkiler, Marmara’nın ekosistemini daha kırılgan hâle getiriyor. Küçük değişimler, derin deniz köpekbalıkları gibi hassas türler üzerinde büyük sonuçlar doğuruyor.

Derin Marmara’dan Çıkarılan Dersler

Marmara Denizi, küçük bir deniz gibi görünse de derin ekosistemiyle büyük dersler veriyor. Centrophorus uyato ve Echinorhinus brucus, insan etkisi ve iklim değişikliğinin derin deniz türleri üzerindeki sonuçlarını somut bir şekilde gösteriyor. Oksijensizleşme, dikey yaşam alanı daralması ve sığ sulara göç, sadece türlerin değil tüm ekosistemin kırılganlığını ortaya koyuyor.

Bu köpekbalıkları, Marmara’da yaşamaya devam ettikçe, bizlere hem doğanın esnekliğini hem de hassasiyetini hatırlatıyor. Onları izlemek, korumak ve anlamak, sadece bilimsel bir görev değil; ekosistemin sağlığını korumanın ve gelecek nesillere aktarılacak denizleri sürdürmenin de yolu.

Kaynak makale:

Bu yazı, Annaler Series Historia Naturalis dergisinde yayımlanan “Occurrence of deep-sea Squaliform sharks, Echinorhinus brucus (Echinorhinidae) and Centrophorus uyato (Centrophoridae), in Marmara shelf waters” başlıklı bilimsel makalenin bulgularına dayanarak hazırlanmış popüler bilim uyarlamasıdır. Kaynak makaleye aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:

Kabasakal, H., Uzer, U. & Karakulak, F.S. (2023): Occurrence of deep-sea Squaliform sharks, Echinorhinus brucus (Echinorhinidae) and Centrophorus uyato (Centrophoridae), in Marmara shelf waters. ANNALES · Ser. hist. nat., 33, 27-36.

https://zdjp.si/wp-content/uploads/2023/07/ASHN_33-2023-1_-KABASAKAL-UZER-KARAKULAK.pdf




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder