9 Mart 2026 Pazartesi

BÜYÜK BEYAZDAN KALAN İZLER










Türk sularında kaybolmaya yüz tutan bir deniz devinin hikâyesi

Büyük beyaz köpekbalığının Türk sularındaki tarihsel ve yakın dönem kayıtları, kaybolmaya yüz tutan bir deniz devinin hikâyesini anlatıyor. Annales Series Historia Naturalis dergisinde 2022 yılında yayımlanan “Distribution and status of the great white shark, Carcharodon carcharias (Linnaeus, 1758), in Turkish waters: a review and new records” başlıklı bilimsel makalenin bu popüler bilim uyarlaması, varlık ile yokluk arasında gelgitler yaşayan kırılgan bir yırtıcının dünü, bugünü ve olası yarını hakkında genel okuyucuya bir fikir vermek amacıyla kaleme alındı.

Denizlerin en tanınmış yırtıcılarından biri olan büyük beyaz köpekbalığı, yüzyıllardır hem bilim insanlarının hem de doğa meraklılarının dikkatini çekmiştir. Orta Çağ’dan itibaren doğa tarihi yazınında yer bulan bu tür, zaman içinde “deniz canavarı” imajından sıyrılarak bugün deniz ekosistemlerinin bayraktar türlerinden biri hâline gelmiştir. Günümüzde büyük beyaz köpekbalığı yalnızca bir yırtıcı balık değil, aynı zamanda okyanus ekosistemlerinin sağlığını temsil eden karizmatik bir megafauna üyesi olarak kabul edilmektedir.

Ancak bu görkemli türün Akdeniz’deki ve özellikle Türk sularındaki varlığı, geçmiş yıllardaki görkeminden çok şey yitirdi. Tarihsel kayıtlar incelendiğinde, büyük beyaz köpekbalığının bu coğrafyadaki varlığı giderek seyrekleşen bir hikâyeye dönüşmektedir.

Akdeniz’in efsanevi yırtıcısı

Büyük beyaz köpekbalığı (Carcharodon carcharias), dünyanın hemen hemen tüm ılıman denizlerinde görülebilen, Lamnidae ailesi mensubu olan büyük bir köpekbalığıdır. Hem kıyıya yakın bölgelerde hem de açık denizlerde yaşayabilen bu tür, güçlü yüzme yeteneği ve geniş hareket alanıyla bilinir. Küresel dağılıma sahip olsa da tropikal bölgelerde daha seyrek görülür; buna karşılık ılıman kuşak denizleri onun için daha uygun yaşam alanları sunar.

Akdeniz’deki büyük beyaz köpekbalığı varlığı, çoğu zaman av türlerinin göçleriyle ilişkilidir. Özellikle Thunnus thynnus türü orkinosun mevsimsel hareketleri, bu yırtıcının bölgedeki dağılımını etkileyen önemli faktörlerden biridir. Avın yoğunlaştığı bölgeler, büyük beyazların da geçici olarak yoğunlaşmasına neden olabilir.

Dünya genelinde büyük beyaz köpekbalığı üzerine yapılan çalışmaların önemli bir kısmı, bu türün belirli bölgelerdeki mevsimsel varlığına odaklanır. Örneğin Güney Afrika kıyılarında ya da Kaliforniya açıklarında görülen mevsimsel yoğunlaşmalar, genellikle fok kolonileri gibi büyük av topluluklarıyla ilişkilidir. Akdeniz’de ise durum biraz farklıdır; burada fok kolonileri büyük ölçüde azaldığından, büyük beyazların hareketleri daha çok pelajik balıkların göçleriyle bağlantılıdır.

Türk sularında büyük beyazın izleri

Türk sularında büyük beyaz köpekbalığına ilişkin ilk kayıtlar 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanır. Bu kayıtların önemli bir kısmı İstanbul Boğazı’ndan gelir. O dönemde Boğaz, Karadeniz ile Akdeniz arasında hareket eden büyük balık sürülerinin geçtiği önemli bir göç koridoruydu. Bu nedenle büyük beyaz köpekbalıklarının da zaman zaman bu bölgede görülmesi şaşırtıcı değildi.

20. yüzyıl boyunca yayımlanan bazı balık faunası envanterlerinde bu türden söz edilse de, büyük beyaz köpekbalığına yönelik ayrıntılı çalışmalar oldukça sınırlı kalmıştır. İlginç olan, bilimsel literatürdeki bu sessizliğe rağmen eski gazetelerde sık sık büyük köpekbalığı yakalama haberlerinin yer almasıdır. Özellikle 20. yüzyılın ortalarına kadar İstanbul çevresinde yakalanan büyük beyazlara ait fotoğraflar ve haberler dönemin basınında dikkat çekici bir yer tutar.

Bununla birlikte, bilimsel anlamda sistematik çalışmaların sayısı esas olarak 2000’li yıllardan sonra artmaya başlamıştır. Bu dönemde hem tarihsel kayıtların yeniden değerlendirilmesi hem de yeni gözlemlerin derlenmesiyle Türk sularındaki büyük beyaz köpekbalığı varlığı daha net bir şekilde ortaya konmuştur.

Bir yüzyılı kapsayan veri seti

Türk sularındaki büyük beyaz köpekbalıklarına ilişkin mevcut bilgiler farklı kaynaklardan derlenmiştir. Bilimsel makaleler, eski balık envanterleri, gazete arşivleri, dijital medya kayıtları ve vatandaş bilimcilerin gözlemleri bu verilerin başlıca kaynaklarını oluşturur.

Bu kaynakların bir araya getirilmesiyle oluşturulan veri seti, 1881 ile 2020 yılları arasında kaydedilmiş toplam 77 büyük beyaz köpekbalığı vakasını içerir. Her bir kayıt için mümkün olduğunca ayrıntılı bilgiler toplanmıştır. Yakalanma tarihi, yakalandığı yer, toplam boy, ağırlık, cinsiyet ve kullanılan av aracı gibi veriler bu kayıtların önemli bir bölümünde yer almaktadır. Bu veriler yalnızca türün varlığını belgelemekle kalmaz; aynı zamanda zaman içinde dağılımın nasıl değiştiğine dair ipuçları da sunar.

Türk denizlerinin coğrafi bağlamı

Türkiye üç farklı denizle çevrilidir: Karadeniz, Ege Denizi ve doğu Akdeniz. Bu üç havza, Türk Boğazlar Sistemi adı verilen bir su yolu ile birbirine bağlanır. Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’ndan oluşan bu sistem, deniz canlılarının dağılımında önemli bir rol oynar. Karadeniz’in derin sularında bulunan yüksek hidrojen sülfür konsantrasyonu, birçok deniz canlısının derin bölgelere yayılmasını sınırlar. Buna karşılık Ege Denizi, kuzey ve güney havzalar arasında belirgin bir biyocoğrafik farklılık gösterir. Kuzey Ege daha soğuk su faunasına ev sahipliği yaparken, güney kesim daha sıcak su türlerinin görüldüğü bir bölgedir. Bu karmaşık oşinografik yapı, büyük beyaz köpekbalığı gibi geniş hareket alanına sahip türlerin dağılımını anlamak açısından önemli bir çerçeve sunar.

Boy grupları ve yaşam evreleri

Büyük beyaz köpekbalıkları yaşamları boyunca farklı boy gruplarından geçer. Araştırmada bireyler dört temel kategoriye ayrılmıştır:

  • ilk yılın yavruları (YOY) – 175 cm’den küçük bireyler
  • genç bireyler – yaklaşık 175–300 cm arası
  • erişkinlik öncesi bireyler – erkeklerde 300–360 cm, dişilerde 300–450 cm
  • erişkin bireyler – erkeklerde 360 cm’den, dişilerde 450 cm’den büyük

Bu sınıflandırma, farklı yaş gruplarının hangi bölgelerde görüldüğünü anlamak açısından önemlidir. Veriler incelendiğinde Türk sularında büyük beyaz köpekbalıklarının tüm boy gruplarının kaydedilmiş olduğu görülür. Bu durum, bölgenin tarihsel olarak türün yaşam döngüsünün çeşitli evrelerine ev sahipliği yapmış olabileceğini düşündürür.

Dağılımda zaman içinde değişim

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, büyük beyaz köpekbalığının Türk sularındaki dağılımının zaman içinde değişmiş olmasıdır. Geçmiş kayıtlar incelendiğinde, özellikle İstanbul ve Marmara çevresinde yakalanan çok sayıda büyük bireyin bulunduğu görülür. Bu durum, 20. yüzyılın ortalarına kadar Boğaz ve çevresinin büyük beyaz köpekbalıkları için önemli bir geçiş noktası olabileceğini düşündürür.

Ancak daha yakın dönem kayıtları farklı bir tablo ortaya koymaktadır. Günümüzde genç bireylerin ve ilk yılın yavrularının daha çok Kuzey Ege Denizi’nde görüldüğü anlaşılmaktadır. Özellikle Edremit Körfezi, genç büyük beyazların yoğunlaştığı bir bölge olarak öne çıkmaktadır. Bu bulgu, söz konusu bölgenin potansiyel bir yavru yetişme alanı olabileceğini düşündürmektedir.

Olası bir yavru yetişme alanı

Köpekbalıkları için yavru yetişme alanları (nursery areas) büyük önem taşır. Bu bölgeler genellikle nispeten sığ, besin açısından zengin ve büyük yırtıcıların daha az bulunduğu alanlardır. Genç bireyler bu bölgelerde büyür ve belirli bir boyuta ulaştıktan sonra daha geniş alanlara dağılır.

Türk sularındaki kayıtlar incelendiğinde, özellikle yeni doğmuş bireyler ve genç köpekbalıklarının Kuzey Ege’de yoğunlaşması dikkat çekmektedir. Açık ya da yeni kapanmış göbek izi bulunan bireylerin kaydedilmiş olması, bu bölgenin gerçekten bir doğum veya erken yaşam alanı olabileceğini düşündürür. Bu durum, Edremit Körfezi ve çevresinin türün Akdeniz’deki yaşam döngüsü açısından beklenenden daha önemli olabileceğini gösterir.

İnsanlarla karşılaşmalar

Büyük beyaz köpekbalıkları çoğu zaman balıkçılık faaliyetleri sırasında yakalanır. Özellikle kıyıya yakın bölgelerde kullanılan ağlar bu karşılaşmaların önemli bir kısmından sorumludur. Tarihsel kayıtlarda büyük beyaz köpekbalıklarının çeşitli balıkçılık araçlarıyla yakalandığı görülmektedir. Bu durum hem hedef dışı av (bycatch) hem de zaman zaman doğrudan avlanma şeklinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte günümüzde büyük beyaz köpekbalığı Türk sularında koruma altına alınmış bir türdür. Bu koruma statüsü, türün bölgede tamamen ortadan kaybolmasını önlemek açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Azalan bir dev

Araştırmanın ortaya koyduğu genel tablo, büyük beyaz köpekbalığının Türk sularındaki varlığının tarihsel dönemlere kıyasla azaldığını göstermektedir. Özellikle çok büyük bireylerin kayıtlarının belirgin biçimde seyrekleşmiş olması dikkat çekicidir. Buna rağmen türün tamamen ortadan kalkmadığı da açıktır. Farklı boy gruplarına ait kayıtlar, büyük beyaz köpekbalıklarının hâlâ Türk sularını kullanabilme olasılığını çok az bir ihtimalle de olsa canlı tutmaktadır.

Bu nedenle bugün karşı karşıya olduğumuz durum, yok oluş değil; fakat ciddi ölçüde küçülmüş bir popülasyondur. Koşullar bozulmaya görsün, büyük beyaz gibi bir dev bile azalmaya karşı koyamayabilir. Giderek silikleşen izler bu azalışa dikkat çeker.

Gelecek için ne yapılabilir?

Büyük beyaz köpekbalığının korunması yalnızca tek bir türü korumak anlamına gelmez. Bu tür, deniz ekosistemlerinin en üst basamağında yer alan bir yırtıcıdır ve ekosistemin dengesi açısından önemli bir rol oynar. Araştırma, özellikle Kuzey Ege’deki kıyısal balıkçılık faaliyetlerinin daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Edremit Körfezi çevresinde kullanılan bazı kıyı ağlarının genç köpekbalıkları için risk oluşturabileceği düşünülmektedir.

Bu nedenle bölgede:

  • kıyı balıkçılığının daha dikkatli yönetilmesi
  • genç bireylerin yoğunlaştığı alanların korunması
  • potansiyel bir deniz koruma alanı oluşturulması

gibi önlemler büyük önem taşımaktadır. Önerilen bu önlemler bölgede varlık gösteren Isurus oxyrinchus (sivri burun harharyas), Prionace glauca (mavi köpekbalığı) ve Squatina squatina (keler) gibi kritik tehlike statüsünde değerlendirilen türler için de bir koruma avantajı sağlayacaktır.

Denizlerin sessiz tanıkları

Büyük beyaz köpekbalıkları insanlık tarihinin büyük bölümünde korku ve hayranlığın iç içe geçtiği canlılar olmuştur. Ancak bugün onları çevreleyen hikâye, korkudan çok kırılganlıkla ilgilidir. Türk sularındaki kayıtlar, bir zamanlar Boğaz’dan geçen dev köpekbalıklarının izlerini taşıyan bir geçmişi anlatır. Günümüzde bu izler daha seyrek görülse de tamamen kaybolmuş değildir.

Belki de mesele, bu izlerin tamamen silinmesine izin verip vermeyeceğimizdir.

Çünkü denizlerin en görkemli yırtıcılarından biri olan büyük beyaz köpekbalığının hikâyesi, aynı zamanda denizlerimizin geleceği hakkında vereceğimiz kararı da yakından ilgilendiren bir hikâyedir.

Ve o hikâyede henüz son nokta konmamış olabilir. Sahi bu nasıl bir son nokta olmalı?

Kaynak makale:

Kabasakal, H., Bayrı, E. & Alkan, G. (2022): Distribution and status of the great white shark, Carcharodon carcharias (Linnaeus, 1758), in Turkish waters: a review and new records. ANNALES - Ser. hist. nat., 32, 325–342.

Büyük beyaz köpekbalıklarının Türk sularındaki kayıtlarının dağılım haritasını, ilgili grafikleri ve mevcut kayıtlar listesini görmek için kaynak makaleye aşağıdaki linkten erişebilirsiniz:

https://www.researchgate.net/publication/366464478_DISTRIBUTION_AND_STATUS_OF_THE_GREAT_WHITE_SHARK_CARCHARODON_CARCHARIAS_IN_TURKISH_WATERS_A_REVIEW_AND_NEW_RECORDS










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder